Müzik eğitimini, anadil öğrenimi olarak kabul ediyoruz.

Enstrüman çalabilmek, yeni bir donanımı kullanabilme becerisidir. Öğrenim, dil öğreniminde olduğu gibi tekrarlanarak gerçekleşir. Küçük bilgiler, zincirleme eklenerek bütüne ulaşır. Parçalar notaları okumadan ezbere öğretilmez; notalar ise parmak numaralarına kısıtlı kalarak öğrenilmez. Önemli olan sadece bir parçayı çalabilme becerisi değil, parçanın içerdiği bilgi ve becerileri yeni parçalarda da bağımsız kullanabilmektir. Bu nedenle, bilgileri küçük adımlara bölerek, öğrencinin anlayacağı düzeyde uygulamalı olarak anlatıyoruz.

Eğitmenlerimiz, öğrenciye bilgileri özümsemesi için ders sürecinde rehberlik ediyor. Öğrenimde sorumluluk ve uygulama ise öğrenciye ait. Böylece gerekli donanıma sahip öğrenci, evde de öğrendiği parçaları kendi sorumluluğunda, gururla çalmak için hazır oluyor.

Okulumuzu ayrıştıran özellikler nelerdir?

Time Güzel Sanatlar’da alışagelmiş, geleneksel yapının aksine; eğitimde yetenek aranmıyor. Doğru eğitim yaklaşımları ve öğrenim teknikleri ile herkesin müzik, tiyatro ve dans dalında kendini geliştirerek keyif alabileceği donanıma sahip olabileceğine inanıyoruz. Bu özel ve yenilikçi eğitim modelimiz, tüm branşları birbirine bağlayan ortak felsefeyi oluşturuyor. Eğitmen olarak görevimiz gerekli bilgi ve beceriyi çözümleyip, en rahat uygulama yollarını göstermek; öğrencinin görevi ise öğrenmek… Öğrencinin katılımcı olmasını, sorumluluk üstlenmesini, sorgulamasını ve kendi öğrenimine katkıda bulunmasını destekliyoruz. Çünkü sürekli öğretmene bağımlı bir öğrenim yaklaşımının, öğrencide başarma duygusu değil, hayal kırıklığı yaratacağını biliyoruz.

Herhangi bir konuda ortaya çıkan öğrenme isteksizliğinin, kurumun yetersizliği veya yetkin olmayan eğitmen kadrosundan kaynaklandığını düşünüyoruz. Bu olasılığı ortadan yok ederek eğitimin sağlıklı ilerlemesine olanak tanımak, kurumumuzda birinci önem sırasında yer alıyor.

Okulumuzda öğrencilerimiz için dinamik, etkileşimli ve eğlenceli bir öğrenme tabanı oluşturarak, öğretmenlerimizi eğiterek, yarattığımız pedagojik müzik metot kitaplarından yararlanarak, hedeflerimize ulaşmaktan gurur duyuyoruz.

Enstrüman çalabilmek, yeni bir donanımı kullanabilme becerisidir. Öğrenim, dil öğreniminde olduğu gibi tekrarlanarak gerçekleşir. Küçük bilgiler, zincirleme eklenerek bütüne ulaşır. Parçalar notaları okumadan ezbere öğretilmez; notalar ise parmak numaralarına kısıtlı kalarak öğrenilmez. Önemli olan sadece bir parçayı çalabilme becerisi değil, parçanın içerdiği bilgi ve becerileri yeni parçalarda bağımsız kullanabilmektir. Bu nedenle, bilgileri küçük adımlara bölerek, öğrencinin anlayacağı düzeyde uygulamalı olarak anlatıyoruz. Eğitmenlerimiz, öğrenciye bilgileri özümsemesi için ders sürecinde rehberlik ediyor. Öğrenimde sorumluluk ve uygulama ise öğrenciye ait. Böylece gerekli donanıma sahip öğrenci, evde de öğrendiği parçaları kendi sorumluluğunda, gururla çalmak için hazır oluyor.

Müzik eğitimi neden önemlidir?

Araştırmalar, müzik dinleme ve öğrenmenin, çocuklarda matematik ve dil becerilerini artırdığını, yaratıcı ve çözümsel düşünmeyi geliştirdiğini ve sosyal becerileri desteklediğini ortaya koyuyor. Az sayıda müzik dersine katılmış olmak bile, nöronlar arasındaki bağlantının gelişmesine katkıda bulunuyor. Müzik, kişilerin biçim, yapı ve kalıplar ile zaman ve sembolleri daha iyi anlamasına yardım ettiği gibi, onları daha iyi birer dinleyici de yapıyor. Müzik öğrenirken, beynin sadece sağ veya sol yarımküresi değil, tümü kullanılıyor. Müzik eğitimi sayesinde koordinasyon öğreniliyor, bellek ve odaklanma gelişiyor; ders çalışma konusunda disiplinli ve sabırlı olmak öğreniliyor.

Müzik eğitiminin akademik yaşama katkıları

New York’ta müzik ve sanat eğitimiyle desteklenmiş müfredat programında (LEAP) sadece başarılı öğrencilerin değil, belki daha da önemlisi her seviyeden öğrencinin okul notlarının yükseldiği saptandı. Müzik ayrıca matematik ve yabancı dil öğrenimine de destek veriyor.

Öğretmen sayı saymayı ve matematiğin temellerini öğretirken ritimden faydalanıyor. Yabancı dil öğreniminde ise, şarkılardan yararlanarak, dilin beyinde kalıcı olması sağlanıyor. Araştırmalar orta öğrenim öğrencileri arasında müzik ile ilgilenenlerin, müzik ile ilgilenmeyen öğrencilere göre daha yüksek not ortalamaları olduğunu gösteriyor.

New York Devlet Okulları Eğitim ve Profesyonel Gelişim Bölümü, Sanat ve Kültür Eğitimi İdaresi Direktörü Mary Jane Collett’e göre; iyi öğretilen ardışık bir müzik müfredatı sadece müzik öğretmekle kalmıyor, öğrenciye aynı zamanda dinleme, tepki verme, görme, dokunma ve hareket etme becerilerini de kazandırıyor.